Schlagwort-Archive: chp

(24.05.2010) Meger hepsi kaseti bekliyormus – Bir CHP tiyatrosu

Meger hepsi kaseti bekliyormus – Bir CHP tiyatrosu

Bu nasıl bir kurultay?

Deniz Baykal yok ama

Deniz Baykalın hasımları orada
Deniz Baykalı sevmeyenler orada
Deniz Baykalın düşmanları orada
Ecevitciler orada
Rahsan Ecevit orada
CHPye küsenler orada
Sanatcılar orada
Yazarlar orada

Hepsi birlikte, birlik içinde, tek bir ağız, tek bir “yürek”..
Hepsi coşuyor, kimse itiraz etmiyor…
Hepsi aynı şeyi söylüyor

Hani büyüklerimiz derlerya, “Ah eski bayramlar, ah eski bayramlar” diye… aynen öyle sanki.. Bir eski Ramazan Bayramı havası…

Neler oluyor peki?

Bu bayram niye?

Çünkü Baykal yok.

Baykal gitti, hepsi geldi, barıştı, bir oldu…

Demek ki hepsi Baykalın gitmesini bekliyordu.

Peki niye gitmiyordu Baykal? Çünkü koltuğuna yapışmışdı. Kendisine karşı gelenleri parti içinde tasviye ediyordu.

Gitmesi işin peki ne gerekliydi? İyi bir senaryo….

Yada… bir kaset…

Nasıl bir tesadüf ki, kurultaya 14 gün kala bu kaset ortaya çıkıyor ve CHP Tiyatrosu başlıyor..

Medyada gereken desteği veriyor. Bayram havası oluşturuyorlar.
Güya sanki artık tüm solcular CHPde birleşti.
Güya artik tüm halk Kemal beyi seçecek. Beklenen lider!?

Sonra sloganlar, yeni kelimeler, yeni oyunlar… Belliki iyi bir tiyatro ekibiyle çalışılmış…

Bu nasıl bir tiyatro yahu?

CHP kendi liderini düşürmek için bir ahlaksızlığa başvuruyor. Kaseti ortaya çıkarıyor. Sonrada utanmadan ´kasetin arkasına düşeceğiz´ deniliyor….

Bu nasıl bir yalan?

Bu insanlar hem halkı, hem milleti, hem kendi taraftarlarını, hemde insanları keriz mi zannediyorlar?

Bu kadar yalanı kim yutar? Bu kadar açık ve beyan olan bu tiyatroyu kim gerçek diye seyreder….

Tiyatronun başrol oyuncusu Kemal beyin aktörlük hayatı başlamıştır, fakat siyasi hayatı bitmiştir….

Nedenmi? Çok basit….

Aktörler Yönetmenlere tabidirler…..

Kemal beyi, kaset skandalı aracılığıyla, kim aktör yaptıysa, yıldızı sönünce, onuda yine başka bir aktörle değiştirecektir…

Cemil Sahinöz, Moral Haber, 24.05.2010
http://www.moralhaber.net/makale/meger-hepsi-kaseti-bekliyormus-bir-chp-tiyatrosu/

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

(08.05.2010) Baykal´a bile Settar olabilmek

Baykal´a bile Settar olabilmek

Cenab-ı Allah´in isimlerinden biri Settar. Yani ´örten´, ´setreyleyen´. Peki neyi örtüyor? Günahları, kusurları örtüyor. Diğer insanlara göstermiyor, göstertmiyor.

Şimdi CHP lideri Deniz Baykal´ı sevin, sevmeyin… Bu başka bir mesele.

Ama tüm milletin gözünün önünde olan bir şahsiyetin böyle görüntülerini yayınlamak hiç bir ahlak kuralına uymaz. Birde bunu kendini ´dindar´ diye nitelendiren bir gazete boy boy yapıyorsa, bu çok vahim bir durumdur.

Deniz Baykal´ın yaptığı şüphesiz başka bir ahlaksızlıktır. Ve derhal istifa etmeli. Ama Baykal´in günahını 70 milyonun önünde sergilemekte aynı şekilde ahlaksızlıktır.

Kim olursa olsun,

düşmanda olsa, dostda olsa…

settar olabilmek önemli.

Yani başkasının kusurunu örtebilmeli, meydana çıkarmamalı. Tabiki bunun siyasette geçerli olmadığınıda iyi biliyoruz.

Siyaset, bir nevi, hele hele Türkiye´de, sadece başkasının kusurunu ortaya koymaktan ibaret. Siyaset maalesef bizim ülkemizde bunun ile besleniyor.

O nedenle böyle bir olayın olmasıda aslında hiçte şaşırtıcı değil…

Cemil Şahinöz
cemil@misawa.de

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

(26.02.2010) “Dini Sosyeteleştirme Sektörü“ veya „İşi ehline değil, kerizine vermek“

“Dini Sosyeteleştirme Sektörü“ veya „İşi ehline değil, kerizine vermek“

21. Yüzyılda kum´dan daha fazla ne var? Tabiki hoca var. Daha doğrusu hocalığa soyunan gayri-hocalar var. Sübhanekeyi bilen herkes fetva verme makamına hevesleniyor…

Durum böyle olunca, herkes istediği fetvayı bulabiliyor. Yani arayan fetvasınıda bulur, belasınıda.

Haydi diğelim ki, hayli kritik bir mesele hakkında bir fetva bulamadınız. Problem değil. Demokraside çağre tükenmez. „Mahallesizlerin Şeyhi“ Ahmet Hakan´a danışırsınız. Sayın Hakan maşaallah köşesinden her türlü fetva yağdırıyor. Sizi mi kıracak?

Farz edelim Ahmet Hakan vicdana geldi ve size istediğiniz fetvayı vermedi. Hiç sorun değil. Aramaya devam. „Ben bu makamdan ayrılmam“ların İmamı İmam Baykal´a sorunuzu yönetin. Sayın Baykal her türlü fetvayı hiç çekinmeden verebilir. Kendisinin dini bilgisi siyaset bilgisi kadar azdır. İşte bu „azlık“ yüzünden kolaylıkla istediğiniz cevabı alabilirsiniz.

Haydi oda olmadı… Birisi var ki, ekmek gibi fetva üretir. Kendisi adeta „fetva makinesi“. Onu kimse durduramaz. Her soru ve soruna, çağre ve çağresizlere, tam yerinde, hurafelerden en uzak bir cevap verebilen “hocamız” var. Kendisi sosyetenin Şeyhül İslamı, namı değer Zekeriya Beyaz. Süt gibi beyaz olan hocamıza, en saçma ve en olamayacak sorularınızı sorabilirsiniz. Size veremeyeceği fetvası yoktur. Kendisini bu konuda kimse durduramaz.

***

Bizler alışmışız. Alışmışta, kudurmuştan beterdir. Her zaman işi ehline değil, kerizine veririz… Dolayısıyla işlerimizde yarım yamalak, çürük gider. Bu sadece dini konularda değil. Her konuda böyledir.

Sağlık hariç… Kimse kanser hastası olunca, marangoz olan komşusuna gitmez. Veya beyin cerrahı yerine, doktor dizileri izleyen ve karpuz satan yan mahallenin esnafına gitmez…

Ama fetva için, herkese başvurulur…

Piskolojik konularda, herkese başvurulur…

Sosyolojik konularda, köşe yazarları cirit atar..

Fakat unutmayalım ki… Yarı doktor candan, yarı imam imandan eder.

Cemil Şahinöz, Ikinci Vatan, 26.02.2010
http://www.ikincivatan.eu/%E2%80%9Cdini-sosyetelestirme-sektoru%E2%80%9Crnveyarn%E2%80%9Eisi-ehline-degil-kerizine-vermek%E2%80%9C-makale,167.html

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

(17.02.2010) CDU´yu kapatma davası

CDU´yu kapatma davası

Haber, siyaset dünyasına bomba gibi düştü. Almanya´da, hükümet ortağı CDU partisine üye olan 70 kişiye ve başbakan Angela Merkel´e bugün akşam, borsaların kapandığı saatlerde, kapatma davası açıldığı öğrenildi. Başsavcı K.E´nin açtığı dava metni yaklaşık 200 sayfa. CDU partisini ve Angela Merkel´i “sekülarizme karşı ve rejime tehlikeli” diye gösteren iddianamede şunlar bulunuyor:

– Garpsen Belediye Başkanı Televizyonda canlı yayında şu kelimeleri kullanmış: “Gott sei Dank (Allah´a şükürler olsun).”

– Milletvekillerin çoğu “Noel Gününü” kutlamış.

– Geçen sene düzenlenen “İslamkonferansına” devletin üst kademelerinden katılım olması ve hatta devletin bu programı organize etmesi, iddianameler arasında.

– Belediye Başkanlarının camii açılışlarına katılmaları ve camii hocalarını tanışmak maksadıyla makamlarına davet etmeleri.

– Resmi okullarda İslam dersine izin verilmesi.

– Yahudilere helal kesim izni verilmesi.

– CDU ismindeki “C” nin karştı “hristiyanlık”. Demekki bu parti seküler Almanya´yı hristiyanlaştırmak istiyor.

– Bir CDU´lu Milletvekilinin başörtülü bir bayana, “Başörtünüz şık olmuş” demesi, iddialar arasında.

Bunlar ve bunlara benzer iddianameler Angela Merkel ve partisini zor durumda bıraktı. Sekülerliğe aykırı davranış nedeniyle, tam 71 kişiye 5 senelik siyasi yasak isteniliyor.

Ayrıca Yeşiller partisini aynı kader bekliyor. İddialara göre, “İslamın rengi” olarak bilinen yeşil renk, kasıtlı olarak partiye renk olarak verilmiş.

***

İlginç değil mi? Çok büyük bir ihtimal ile, bu yazıyı okuyan hiç kimseyi inandıramamışımdır. “Hadi oradan?“ sesleri yükselmiştir…

Nedenide çok basit. Hiç kimse Almanya´da böyle bir palyançoluğun olabileceğine inanmaz. Hukukun, siyasetin ve demokrasinin önüne geçmeyeceğini herkes bilir.

Peki aynı olay neden bizim ülkemizde halen olabiliyor? Gerçi You Tube´u bile yasaklayan bir anlayışın, bir partiyi havadan, sudan ve gazete haberleri nedenlerinden yasaklamak istemesi hiçte şasırtıcı değil. Yinede insan kendi memleketinden bu kadar antidemokratik bir davranış beklemiyor. Bu kadarınada ancak “pes vallahi” denilir… (Acaba “vallahi” kelimesinden dolayı bizide kapatırlar mı?)

Evet, biz Malezya değil, patagonya dahi olamadık ….

Cemil Sahinöz, Moral Haber, 17.02.2010

http://www.moralhaber.net/yazidetay.php?Yazi_id=14556&yazar=493

Cemil Sahinöz, Ikinci Vatan, 17.02.2010
http://www.ikincivatan.eu/cdu%C2%B4yu-kapatma-davasi-makale,158.html

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

(21.07.2007) Seçim 2007´ye bir kala

Seçim 2007´e 1 kala

Yarın Türkiye´de seçimler olacak. Bu önemli seçimin sonuçlarını ve getireceklerini tahmin etmeye çalışalım. Parti tutmadığım için değerlendirmek kolay olacaktır diye düşünüyorum.

AKP: Tüm istatistiklerde birinci parti olarak AKP gözüküyor. Eğitim, Sağlık gibi konularda başarılı oldukları ortada. Halk kendi cebine bakar. Şuan cepler değerli parayla dolu ve hastane kuyrukları kalktığı için, AKP´nin birinci parti olacağı kesin. Dindarların büyük bir kısmı, mesela Gülen cemaati, yine AKP´ye oy verecek. Fakat başörtü gibi meseleler gelişmediği için, AKP dindar kesimden oy kaybetti. Cumhurbaşkanlığı seçiminde haksızlığa uğradıkları için, oyları patlayacak. Türk halkı mazlumu sever ve kollar. Tahminen %32 – %37 oranda oy alacaklar.

CHP: Ciddi bir medya desteği olmasına rağmen, CHP´nin birinci parti olması imkansız. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gösterdikleri tavır nedeniyle, halkın büyük bir kısmı CHP´yi cezalandıracak. İdeolojik olarak CHP´yi destekleyenler ve „Ulusalcı“ takılanlar oylarını Baykal´a rağmen CHP´ye verecekler. “Ecevit”cilerin oyuda CHP´ye kayacak. %17 – %22 arası oy olabilir.

MHP: Büyük fakat kirli bir seçim propagandası izleyen MHP barajı geçti, geçecek. AKP´ye karşı uyguladıkları çirkin propagandaları radikal bir seviyeyi alınca kendi içlerinde bile şaşırtma oldu. Hatta “MHP-CHP beraberliği” sesleri yükselince MHP seçmeni öncelikle “olamaz” dedi. Fakat bu “olamaz” son haftalarda “bal gibi olur, yeterki AKP olmasın”´a dönüştüğü için barajı aşma ihtimali çok yüksek. Tahminen %9 – %12 olabilir.

DP: Mehmet Ağar güzel konuşuyor. İyi siyaset yapıyor. Fakat sağda birleşme gerçekleşmediği için ve Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında antidemokratik davrandıkları için ciddi bir oy kayıbı gerçekleşti. Dini cemaatlerden Nurcuların ve Süleymancıların büyük bir kısmı DP´ye oy verecek. Barajı aşmaları zor gibi gözüküyor. Benim tahminim %6 – %11 arası oy alırlar.

Genc Parti: Cem Uzan, her ne kadar İbrahim Tatlıses gibi sevilen bir şarkıcıyı parti sıralarına eklemiş olsada, her ne kadar beyaz ve temiz gömleği ile karizmatik gözüksede, „Uzan“ isminin büyük lekesini beyaz gömleğinden silemedi. „Mazot 1 YTL“ gibi gerçek dışı vaatlerle GP´yi kurtaramayacak. Barajı aşamayacak ve meclise giremeyecekler. GP´nin seçime katılması yine AKP´ye yarayacak gibi. Tahminen %4 – %6 arası oy alacaklar.

SP: Son iki haftadır Saadet Partisinin oy kaybettiğini düsünüyorum. Nedenide ortada. Her konuşmasında “Siyonizm ve Yahudilik” tehlikesinden bahseden Erbakan hoca´nın “AKP´ye oy veren, Cehenneme bilet almıştır” sözü, koyu Milli Görüş´cüleri bile “Yahu, artık bu kadarda olmaz” dedirtti. Dini bu kadar çirkin bir şekilde siyasete alet etmeleri yüzünden SP Partisi bu seçimde büyük bir şoka uğrayacak ve tahminen %2 – %4 arası oy alacak.

Bağımsızlar: Belki bu seçim „Bağımsızların Seçimi“ olarak tarihe geçecek. Bir çok kürt asıllı milletvekili adayı Doğu´dan meclise girecek. En az 26 bağımsız milletvekili seçilecek.

APO: Hangi parti gelirse gelsin, Abdullah Öcalan asılmayacak. Öcalan üstünden yürütülen siyaset oyunları, oy toplamaktan ibaret. Öcalan´ı biz değil, ancak bize paketleyip getirenler asabilir.

Irak: İki ihtimal var. Ya Irak´a girmeyeceğiz ve ülkemizde her an her yerde „PKK Terörü“ estirtilecek. Veyahut Irak´a gireceğiz ve her gün şehit haberlerini dinleyeceğiz. İki ihtimaldede Türkiye kaybedecek. Peki bütün bunlar kimin işine yarıyor? Ne Türkiye´nin, nede Kürtler´in. Sadece ve sadece Amerika´nın. Çünkü Amerika “Irak Bataklığına” saplandı, çıkamıyor, fakat çıkmak için çırpınıyor.

Darbe: Peki darbe olabilir mi? Darbe ancak şu şekilde olabilir. MHP ve CHP meclise girer. Toplam oyları AKP´yi geçer. Erdoğan´da Başbakan olmak için bağımsızlar ile birleşir. Darbe hevesli zihniyetlerde, “AKP terörcülerle birleşti” bahanesiyle, “Post Modern Darbe Sahne 2“ namında bir tiyatro gerçekleştirirler.

Başbakan: Eğer Deniz Baykal Başbakan, Devlet Bahçeli´de Yardımcısı olur ise, kimse şaşırmasın. Ülkemizde 28 Şubat´a benzer manzaraların yaşandığı bu dönemde, Baykal-Bahçeli ikilisi hem Derin Amerika´nin hemde Derin Çete´lerin işine yarayacak. Küresel Emparyalizme karşı ne CHP nede MHP karşı gelecek durumda. Bu hükümet “Kukla Hükümet”inden başka birşey olmayacak.

Haydi hepimize hayırlı olsun…

Cemil Şahinöz

21.07.2007

Ein Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler