Schlagwort-Archive: ayet

(05.08.2008) Jesus im Islam

Jesus im Islam

Muslime, Christen und Juden führen alle ihren Ursprung auf den Propheten und Patriarchen Abraham zurück, und ihre drei Propheten sind direkte Nachkommen der Söhne Abrahams – Muhammed über den ältesten Sohn Ismael, und Moses und Jesus über Isaak (Friede auf ihnen allen).

Ein hervorstechender Aspekt des islamischen Glaubens an das Prophetentums ist es, dass die Muslime an alle Gesandten Gottes ohne Ausnahme glauben und sie achten. Da alle Propheten von dem Einzigen Gott kamen, für den selben Zweck, die Menschheit zu Gott zu leiten, ist der Glaube an sie wichtig und logisch; einige anzuerkennenden und andere zurückzuweisen muss auf Missverständnissen bezüglich der Rolle der Propheten beruhen oder auf rassistischen Vorurteilen.

Nur die Muslime betrachten den Glauben an alle Propheten Gottes als einen Glaubensartikel. So weisen die Juden Jesus und Muhammed zurück; die Christen weisen Muhammed zurück und in Wirklichkeit auch Moses, weil sie nicht an den Gesetzen, die er übermittelte festhalten. Die Muslime nehmen sie alle als Gesandte Gottes an, die der Menschheit Leitung brachten. Daher ist Muhammed (Friede sei mit Ihm) weder der erste noch der einzige Prophet, an den die Muslime glauben. Der Glaube an alle Gesandten Gottes ist Muslimen im Koran befohlen:

Weiterlesen

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Deutsche Kolumne

(04.01.2003) Kıyamet Günü

Kıyamet Günü

„Onlar, kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alâmetleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar!“ Muhammed Süresi, Ayet 18

Kıyamet, yüce Allah´ın emri ile, İsrafil aleyhisselam sura birinci üfürüşü ile başlayacaktır. Kur´an-ı Kerim kıyameti haber veriyor. Birgün mutlaka olacaktır. Herşeyin bir ömrü olduğu gibi, dünyanın, kainatın da bir ömrü vardır. Son bulacaktır.

Allah´ın Kur´an´da verdiği haberlerden biri evrenin yaratıldığı ve bir sonunun olduğu gerçeğidir. Tıpkı bir insanın doğuşu ve ölümü gibi. Kainatın ölüm günü „kıyamet vakti“ olarak ifade edilmiştir. Kıyamete yakın olan zaman da „Ahir Zaman“ olarak belirtilmiştir.

Kıyamet lügat manası olarak, „Dünyanın yıkılıp harab olması. Her şeyin mahvolması. Dünyanın sonu ve mahşer meydanına bütün insanların dirilip toplanacağı zaman” demektir. Kıyamet aynı zamanda, “ebedi hayat”´ın başlangıç vaktidir. (1)

Kıyametin kopacağı günü ancak Cenab-ı Allah bilir. Bu gerçeği Allah, Kur´an´da şöyle bildirmektedir:

„İnsanlar sana kıyametin zamanını soruyorlar. De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.“ (2)

Kur´an’ın kıyamet ile ilgili mesajının üzerinden 1400 sene kadar uzun süre geçtiğini, bu sürenin de bir insanın hayatına kıyasla uzun olduğunu düşünenler olabilir. Ancak burada söz konusu olan, Dünya’nın, Güneş’in, yıldızların, kısacası tüm kainatin sonudur.

Evrenin milyarlarca senelik geçmişi göz önüne alındığında, on dört yüzyıllık bir zaman diliminin çok kısa olduğu kesindir.

Yakın tarihimizin büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi de benzer bir soruya hikmetli bir tesbih ile şöyle cevap vermiştir:

“Kuran, „kıyamet yakındır“ ferman ediyor. Bu kadar sene geçtikten sonra gelmemesi, yakınlığına zarar vermez. Zira kıyamet dünyanın ecelidir. Dünyanın ömrüne nispeten bin veya iki bin sene, bir seneye nispetle bir iki gün veya bir iki dakika gibidir. Kıyamet saati yalnız insaniyetin eceli değil ki onun ömrüne nispet edilip uzak görülsün.“ (3)

Kur´an´da „kıyamet saati“´nin geleceği haberinin yanı sıra, o zaman yaşanacak olaylar da tüm aşamalarıyla ayrıntılı olarak tasvir edilmiştir.

Alemlerin Rabbi olan Allah birtakım işaretleri, alametleri sevgili Resulüne bildirmiştir, o da bize aktarmıştır. Bu alametler de ikiye ayrılmaktadır. Küçük alametler ve büyük alametler.

Küçük alametler yavaş yavaş, adım adım çıkacakken, büyük alametler peş peşe çıkacak. Ve nihayet tevbe kapısı kapanacak, kıyamet kopacaktır.

İmtihan sırrı gereği, küçük alametler de çıksa, büyük alametler de çıksa insanlardan bir kısmı halen inkar edecekler.

Peygamberimiz Allah´ın açık olarak inkar edilmesinin kiyametin bir işareti olacağını şöyle belirtmiştir:

„Allah apaçık inkar edilir hale gelmedikçe kıyamet kopmaz.“ (4)

„Bundan sonra birtakım, Kur´an okuyan fakat okudukları dillerinde kalan, kalplerine inmeyen insanların türeyeceği bir zaman gelecektir.“ (5)

19.yüzyılda ileri sürülen sapkın fikirler 20.yüzyılda hızla artan sayıda taraftar toplamış, böylece tarihte benzeri yaşanmayan bir durum ortaya çıkmıştır. Ateist hezeyanlar pek çok beyni yıkanmış insanın ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Ancak kıyamet kopmadan önce Müslüman´lar bir „Altınçag“, tıpkı Asr-ı Saadet´de olduğu gibi, bir zaman yaşayacaklar. İslam alimleri bu döneme cennet benzeri özellikleri nedeniyle Altınçag ismini vermişlerdir. Sözü edilen bolluğun tarihte bir eşinin olmadığı da hadislerde vurgulanmıştır:

„Benim ümmetin o devirde öyle bir refah bulacak ki, o güne dek onun benzerini kesinlikle bulmamıştır…“ (6)

„Muhakkak o zamanda mal çogalıp su gibi akacak da onu hiçbir kimse (tenezzül edip) kabul etmeyecektir.“ (7)

Şüphesiz Ahir Zaman ve Altınçağ insanlığa son uyarının tam anlamıyla yapılacağı dönemdir. Bazı hadislerde bu dönemden sonra artık „dünyada hayırlı bir şey“ kalmayacağı vurgulanır.

“Kıyamet kopmasının dehşetini görmemek için, mü ´minlerin ruhları bir parça evvel kabzedilir. Kıyamet kafirlerin başlarında patlar.” (8)


Özet:

Nasıl ki, her yaratılan ölüyor, elbette yaratılmış olan bu dünya´da, bu kainat´da ölecek. Kainatın ölümü, yani Kıyamet Günü o kadar dehşetli olacak ki, Alemlerin Rabbi olan Allah merhametin´den dolayı, Müslümanlara o dehşet gününü yaşatmayacak. Kıyamet´e yakın bir zaman´da Müslümanlar „Altınçağ“, „Asr-ı Saadet“´i yaşayacaklar. Fakat bu uzun sürmeyecek. Hatta, öyle „bir zaman gelecek, Allah Allah diyen kalmayacak“ (9). Dünyada Müslüman kalmayacak. Kafirler bayram edecek. İşte o zaman kıyamet kafirlerin üzerine patlayacak!

Cemil Sahinöz

Yayınlandığı dergi: Ayasofya Nr.4, S.16

1 Burhan Bozgeyik, „Ölüm Sonrası Hayat“, TürDav 2001, s.163

2 Kur´an, Ahzab Süre, 63.Ayet , Diyanet Meali

3 Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Yeni Asya Neşriyat, Ocak 2001, s.309

4 Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 85; Kitabül Burhan; Fi Alametil Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 27

5 Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 85; Kitabül Burhan; Fi Alametil Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 61

6 Sünen-i Ibn-i Mace, 10/347

7 Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 464

8 Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, s.491

9 Müslim, 1:131; Müsned, 3:107, 201, 268; Kenzü´l-Ummal, 14:227, 228

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler