(14.03.2022) Philosophie im Islam

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos

(14.03.2022) Philosophie im Islam

Hinterlasse einen Kommentar

März 14, 2022 · 9:10 pm

(13.03.2022) Materyalizm Felsefesi

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos

(13.03.2022) Kuran kendisini savunuyor

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos

(13.03.2022) Materyalizm Felsefesi

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter News, Berichte, Presse

(10.03.2022) Besuch der Moschee in Halle – VHS

Hinterlasse einen Kommentar

März 10, 2022 · 8:09 pm

(06.03.2022) Materyalizm Felsefesi

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter News, Berichte, Presse

(02.03.2022) Nesiller Çatışması

Nesiller Çatışması

„Günümüzün çocukları lüksü seviyor, kötü davranışları var, otoriteye baş kaldırıyorlar, yaşlılara saygıları yok, çalışmak yerine lak lak etmeyi seviyorlar. Çocuklar artık evlerinin hizmetçisi değil, tiranı. Anne babaları odaya girince ayağa kalkmıyorlar, onlara itiraz ediyorlar, destek olmak yerine laklak yapıyorlar, şapır şupur yiyorlar, bacak bacak üstüne atıyorlar, öğretmenlerine zulmediyorlar.“

Bu sözleri okuyunca belki „İşte tam bizim zamanımızı anlatıyor“ diye düşünmüş olabilirsiniz. Verilen örneklerin tam da şuanki zamanın gençlerine ve çocuklarına uyduğunu düşünüyorsunuzdur belki de. Halbuki bu sözlerin sahibi meşhur filozof Sokrat. Yaklaşık 2500 sene önce yaşamış olan Sokrat, kendi zamanının gençlerini ve çocuklarını tarif ediyor. Ne kadar tanıdık mı geldi?

Aslına bakılırsa bu tarzda bir düşünce insanlığın ilk günlerinden itibaren vardır. Her dönem yaşanan bir olgu. Her nesil, kendinden sonra gelen nesli bu şekilde değerlendirir. Ve her nesil bunun sadece kendi nesli için geçerli olduğunu zanneder.

Örneğin suçlamalar hep aynıdır. Yaşca daha büyük olan nesil, genç nesli Sokrat´ın yukarıda yaptığı gibi eleştirir. Sadece cümleler biraz değişir. „Biz babamızın yanında bunları yapamazdık“ gibi cümleler eklenir. Genç nesil de yaşlı nesli aynı şekilde suçlar ve „Bizi anlamıyorlar, sizin zamanınız geçti“ tarzında cümleler kurar. İşte bu bakış açısı, nesillerin oluştuğu günlerden itibaren var, dolayısıyla yeni bir olgu değildir.

Aynı şekilde nostaljik düşünceler de yeni değildir. Her nesil „Bizim zamanımız ne güzeldi. Herşey daha güzeldi. Arkadaşlarımızla buluşduğumuzda neler yapıyorduk. Ah nerede o eski günler, o eski bayramlar“ sözlerini sarf eder. Bu her nesil için geçerlidir. Çünkü nostaljik düşünce genelde insanı çocukluk ve gençlik zamanına geri götürür. Çocukluk ve gençlik yaşlarında sorumluluk daha az olduğu için, genelde o zamanın güzel anları bilinçaltında canlanır ve insan o zamanı özler: „Bizim çocukluğumuzda ne güzel çizgi filimler vardı. Bizim gençliğimizde ne filimler vardı. Bizim zamanımızda bayramlar tam anlamıyla bayramdı.“

Eski zamanları aslında güzel yapan, kişinin kendisinin o günlerde güzel bir zamanda olmasıdır. Bundan dolayı gelecek nesil de yaşlandığında kendi zamanı için aynısını düşünür ve bu hep böyle devam gider. Yani bugün çocuklarına ve gençlerine „Bizim zamanımızda herşey daha güzeldi“ diyen neslin çocukları ve gençleri de büyüdüklerinde çocuklarına ve gençlerine „Bizim zamanımızda herşey daha güzeldi“ diyecektir.

Rus edebiyatçı İvan Turgenyev, 1862´de kaleme aldığı “Babalar ve Oğullar“ (orijinalinde “Babalar ve Çocuklar“) adlı romanında bu meseleyi ele alır ve romanda şöyle bir cümle geçer: „İyi de o ilk anların güzelliği neden sonsuza kadar sürmüyor, neden sonsuz bir ömürleri olmuyor?“

Nesil çatışmasına götüren bu ve bunun gibi düşüncelerin oluşması gayet normaldir, yadırganacak bir durum da değildir. İnsanın kendisi değiştiği gibi, toplum da değişiyor. Yaşanan şartlar ve koşullar da değişiyor. Teknoloji iyi veya kötü ilerliyor.  


Olaya sosyolojik olarak baktığımızda, değişen nesiller değil. Nesillerin birbirlerine bakış açıları da değişmiyor. Değişen, toplumsal şartlar, kullanılan metotlar ve araçlar. Bundan dolayı, sanki ilk defa bir nesil diğer nesil ile çatışma halindeymiş gibi gözüküyor.

Bu değişimler sebebiyle kuşaklar hem lafzen hem de anlam olarak birbirlerinin dillerini anlamamaya başlarlar. Anlaşılmayınca da, doğal olarak bir çatışma meydana gelir. Bu anlaşılmamazlıktan dolayı da çatışma genelde gençlerin „Yaşlılar bizi hiç anlamıyorlar“ veya yetişkinlerin „Sen de anne-baba olduğunda anlarsın. Ah, ah, ben gençken…“ cümleleriyle sona erer ve herkes kendi yoluna devam eder.

Dr. Cemil Şahinöz, Referans Dergisi, Mart-Nisan 2022

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

(20.02.2022) Sıkıntıları unutmak icin sefahete dalmak

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos

(20.02.2022) Dalalet ve Sefahet

Hinterlasse einen Kommentar

Februar 20, 2022 · 11:44 am

(18.02.2022) İskandinavya ülkeleri ve Bediüzzaman

İskandinavya ülkeleri ve Bediüzzaman

Danimarka, Finlandiya, İsveç, Norveç ve İzlanda olarak tabir edilen İskandinavya ülkeleriyle ilgili Bediüzzaman Said Nursi bazı tespitlerde bulunuyor.

Örnegin 13. Söz´de ve Sikke-i Tasdik-i Gaybi´de „Elbette nev-i beşer bütün bütün aklını kaybetmezse, maddî veya manevî bir kıyamet başlarına kopmazsa; İsveç, Norveç, Finlandiya ve İngiltere’nin Kur’an’ı kabul etmeye çalışan meşhur hatipleri ve Amerika’nın din-i hakkı arayan ehemmiyetli cemiyeti gibi rûy-i zeminin geniş kıtaları ve büyük hükûmetleri Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ı arayacaklar ve hakikatlerini anladıktan sonra bütün ruh u canlarıyla sarılacaklar.“ ifadelerini kullanıyor.

Yine Emirdağ Lahikasında bir mektubunda İskandinavya ülkelerinden bahsediyor: „Aziz, sıddık kardeşlerim; Şimalin İsveç, Norveç, Finlandiya, Kur’ân’ı mekteplerinde en büyük halâskâr bir kitap olarak kabul ettikleri gibi, şimdi erkân-ı İslâmiyenin birincisi olan Ramazan sıyamını tutmak niyetiyle Câmiü’l-Ezhere “Şimalin pek uzun günlerinde bir çare-i tahfifi ve tehiri yok mu?” diye sormuşlar. Demek Avrupanın yalnız o küçük hükûmetleri değil, belki siyaset mânâsı verilmemek için kendini izhar etmeyen, eskide büyük ve dünyanın yüksek mevkiini tutmakla beraber, gayet dehşetli bir tarzda dünyanın fena ve fâniliğini dehşetli tokatla o yüksek mertebelerin hiçe indiğini görmekle hakikî teselli, yalnız ve ancak hakaik-i Kur’âniyede bulmasıyla, o küçüklerle mânen beraber tahmin edilebilir.“

Bediüzzaman´ın İskandinavya ülkerini neden bu şekilde metettiği, bazen Avrupa medreselerinde de konu oluyor. Bediüzzaman net olarak sebepler saymadığı için, sebebiyle ilgili ancak tahmin yapılabiliyor.

Bu bağlamda İskandinavyalı insanları ve toplumunu diğer Avrupalı insanlarla ve toplumlarla karşılaştırdığımızda, İskandinavyalı insanların daha mütevazi, sakin, mülayim, cana yakın, daha yardımsever olduğu tespit ediliyor. Yani Kur´an ve hadislerde zikredilen müslümanların sıfatları sanki bu insanlarda, diğer Avrupalılardan daha ziyade bulunuyor gibi. Belki bu manada İslam´a daha yakınlar.

Ayrıca dünya genelinde İslam İndex adıyla yapılan bir araştırma var. Bu araştırma İslami değerlerin hangi ülkelerde yaşandığını tespit etmeye çalışıyor. Araştırmanın metodunda ciddi sıkıntılar olsa da, İskandinav ülkeler hep zirvede yer alıyor. Bu da aslında Bediüzzaman´ın yukarıdaki sözlerini tasdiklemiş oluyor.

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

(14.02.2022) Die Liebe zwischen Mecnun und Leyla

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos

(14.02.2022) Den Künstler hinter den Schönheiten sehen

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos

(14.02.2022) Von der vergänglichen Liebe zur ewigen Liebe

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos

(14.02.2022) Materielles macht nicht glücklich

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos

(14.02.2022) Von der vergänglichen Liebe zur ewigen Liebe

Hinterlasse einen Kommentar

Februar 14, 2022 · 8:10 pm

(13.02.2022) Galibiyet ve Maglubiyet neticeye bakinca belli olur

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos

(13.02.2022) Her insanin iyi ve kötü yönleri olabilir

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos

(13.02.2022) Galibiyet ve Maglubiyet

Hinterlasse einen Kommentar

Februar 13, 2022 · 11:43 am

(06.02.2022) Kur´an az söz ile cok sey ifade eder

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Misawa TV - Videos