(01.03.2021) Hanau Katliamı ve Korona´ya rağmen cami saldırıları

Hanau Katliamı ve Korona´ya rağmen cami saldırıları

100 insan öldüğü zaman istatistik, 1 insan öldüğü zaman trajedi oluyor. Halbuki her ölünün, her sayının arkasında bir hikaye ver. Arkasında bıraktığı ailesi, dostları var. Kendisini özleyen, gözyaşı döken insanlar var.

Genelde öldürülenler değil, katliamı gerçekleştirenlerin hikayeleri ve isimleri her zaman anlatılır. Halbuki anılması ve unutulmaması gerekenler failler değil, mağdurlar olmalı.

Bu bağlamda 19 Şubat 2020´de Almanya´nın Hanau şehrinde bir ırkçı tarafından öldürülenlerin isimlerini de anmamız gerekir: Gökhan Gültekin, Sedat Gürbüz, Said Nesar Hashemi, Mercedes Kierpacz, Hamza Kurtović, Vili Viorel Păun, Fatih Saraçoğlu, Ferhat Unvar ve Kaloyan Velkov. Hepsinin bir hikayesi, hepsinin hayalleri, hepsinin arkalarında bıraktıklaırı insanlar var.

Ve maalesef daha cevaplanmamış bir çok soru da var, ki soruşturma halen devam ediyor. En önemli sorulardan bir tanesi, saldırının faili daha önce böyle bir katliamı planladığını duyurması, fakat ciddi alınmayıp klinike yatırılmasıyla ilgili. NSU davasını hatırlarsak, bu durumun çok ciddi bir sıkıntı olduğunu anlarız.

Hanau katliamından bir kaç hafta sonra Almanya´da Korona Pandemisi yayılmaya başladı. Lockdown´larla beraber sene boyunca birçok kısıtlama gerçekleşti.

Camilerin de sınırlı ve/veya kapalı olmasına ve uzun zaman grup halinde dışarıda bulunmalar da kısıtlı olmasına rağmen cami saldırılarında bir düşüş görülmedi. Almanya İçişleri Bakanlığının verdiği rakamlara göre 2020 senesinde müslümanlara ve camilere yönelik en az 901 saldırı kayıt altına alındı. 2019´da bu sayı 884 idi. Yani korona ve getirdiği yasaklar saldırıları azaltmadı, çoğalttı. Ve bu saldırılar sadece polis tarafından tespit edilen saldırılar. Polise gitmeyen, günlük hayatında sözlü olarak ırkçı saldırılara maruz kalan daha bir çok insan var.

Sadece cami saldırılarına baktığımız zaman, 2020´de 77 saldırı gerçekleşmiş. 2001´den 2011´e kadar yılda ortalama 22 saldırının olduğunu düşünürsek, son 10 senede nelerin değiştiğini anlamak mümkün. Saldırıları korona ve yasakları dahi durduramıyorsa, ciddi bir sıkıntı var demektir. Bu sıkıntıyı ancak toplum olarak çözmek mümkün olacaktır.

Almanya Hükümeti ırkçılık ile mücade edebilmek için farklı projeleri destekleyeceğini açıklamıştı. Bu sebeple 2021 ve 2024 seneleri arasında yapilacak olan projeler icin 1 Milyar Avro´dan fazla bütçe ayrıldı.

Projeler, maddi desteklerin ve mağdurlara verilen hizmetlerin dışında da ırkçılığı durdurabilmek için yapılması gerekenler var. Sadece sonuçlarla değil, sebeplerle de ilgilenmek gerekir. Özellikle toplumun yabancılara karşı bakış açısı, hayata bakış açısı, siyaset ve medyanın dili ırkçılığı veya tersini tetikleyebiliyor. Tersini aktive edebilmek için büyük, köken ve uzunsüreli bir değişime ihtiyaç var.

Dr. Cemil Şahinöz, Referans Dergisi, Mart-Nisan 2021

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.