(03.11.2019) Vesvese, kaygı ve endişe (anksiyete bozukluğu)

Vesvese, kaygı ve endişe (anksiyete bozukluğu)

 

Hastalığın kendisi vardır, bir de kafamızda oluşan şekli vardır. Aynı şekilde başımıza gelen olaylar vardır (olgu) bir de kafamızda oluşan yorumlar (algı). Asıl insanı harap eden düşüncelerin kendisidir. Bazen hastalığın kendisi değil, o düşünceler insanı gerçek manada hasta eder. Aslında kafamızda oluşan algı bize sıkıntı verir.

 

Birçok insanda bulunan gereksiz korkunun ve vesvesenin yanlış bir düşünce olduğunu tespit ettikten sonra, korkunun mahiyetini anlamamız gerekiyor. Mahiyeti bilindiği vakit korku da azalır.

 

Aslında psikolojide metot olarak kullanılan davranış terapisinde aynen bu uygulanıyor. Yani korkulan şeyin mahiyetini araştırmak, korkularımızın ne kadar realist olduğuna bakmak. Örneğin örümcekten korkuyorum. Fakat neden? Çünkü kafamızda örümceğin bize yapabileceği bir senaryo var. Bilinçaltımız orada devreye giriyor. Bu düşüncemiz ne kadar realite olabilir? İhtimal ne kadar? Korkularımız haklı mı? Korku duygusu kendimizi korumak için verilmiş. Fakat bu şekilde yanlış kullanıldığında eziyet verir, huzur bozulur ve hayat çekinemez hale gelir.

 

Vesvese, aslında olmayan birşeye kafa yormak ve dolayısıyla boşu boşuna kendini musibete atmaktır. Genel olarak vesveseler sayesinde kafamızda senaryolar oluştururuz. Bu senaryoları gerçekmiş gibi algılarız ve olayları, kavgaları kafamızda olduğundan daha fazla büyütürüz. Uykusuz gecelerde bu senaryolar devam eder. Sonunda çıkmaz hale gelir ve hasta eder. Gerçekten bir olay veya kavga olduğunda kafamızdaki senaryo devreye girer ve biz ona göre hareket ederiz. Halbuki bu senaryolar, bu vesveseler balonun içindeki havaya benzer. Balon şiser, fakat içi sadece hava ile doludur. Bir iğneyle bütün balon patlar, ne kadar büyük olursa olsun. Vesvese balonuna batırmamız gereken iğne ise, ona ehemmiyet vermemektir. Yani onu hakikat olarak görmemek ve gerçekmiş gibi kafaya takmamak ile o balonu patlatabiliriz.

 

Dolayısıyla rasyonel bir bakış açısı vesveseyi bitirir. Duygusal yaklaşım vesveseyi büyütür. Bu nedenle aşırı duygusal ve hassas insanlar çok daha çabuk vesveseye kapılırlar.

 

Dini konularda vesvese oluştuğu zaman, genelde „Acaba namazımı kaç rekat kıldım? Tekrar kılayım. Abdestimi doğru mu aldım? Tekrar alayım. Acaba şu veya bu düşünceden dolayı müslümanlıktan çıktım mı? Hemen tevbe edeyim“ gibi düşünceler oluşabiliyor. Özellikle son soruda, yani imanlı imansız vesvesesinde, insan üzüldüğüne ve kalbi bundan rahatsız olduğuna göre, böyle bir durumun söz konusu olmadığını gösterir. Yani vesveseden dolayı böyle bir düşünce oluşmuş oluyor. Onun için insan bu düşünceyi kendi düşüncesiymiş gibi kabul etmemesi gerekir. Peygamber Efendimiz “Allah, ümmetimden hata, unutma ve zorlanma ile yaptığı şeylerden sorumluluğu kaldırdı.” diye buyuruyor.

 

Vesvese duygusu bazen din konusunda bazen başka konularla ön plana çıkabilir. Vesveseyi kısa vadeli bitirmek için ön plana çıkan konuya rasyonel ve mantıklı bir yaklaşım gerekir, fakat uzun vadeli vesveseden kurtulmak için ön plana çıkan konuyu irdelemek yerine vesveseyi tetikliyen ve besleyen düşünce tarzını sorgulamak gerekir. Yani vesvesenin köküne inmek gerekir, yoksa sadece ön plana çıkan konu ele alınırsa, o konu bitince, başka bir konuda vesvese başlar.

 

Dr. Cemil Şahinöz, Öztürk Gazetesi, Kasim 2019

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.