(25.08.2018) Üniversite seçimi

Üniversite seçimi

 

Üniversite seçimi kolay bir seçim değil. Sonuçta seçtiğiniz şehire taşınmanız, yeni bir şehirde yaşamanız gerekebilir. Bundan da daha önemlisi uzun seneler belli bir bölümü okumanız, üniversite bittikten sonra da belki ömrünüzün sonuna kadar o bölümde çalışmanız gerekebilir.

 

Dolayısıyla üniversitede bölüm seçmeden önce bir çok öğrenci çeşitli fakültelerle ilgili fikir edinmeye çalışır. Bu bağlamda en çok karşılaştığımız sorular „Hangi bölüm zor veya kolay?“, ve „Hangi bölüm ile daha sonra iş bulurum ve çok para kazanabilirim?“ Bu iki soruya değinmeye çalışalım.

 

Öncelikle zor veya kolay diye birşey yok. Herkesin kapasitesi, ilgi alanı farklıdır. Kimi için tıp kolaydır, kimi için matematik kolaydır. Birisi psikolojide zorlanıyor, bir diğeri öğretmenlikte. Onun için „bu bölüm çok zor“, „bu bölüm çok kolay“ diye birşey yok. Kişiden kişiye değişiyor.

 

Üniversite bölümlerine girmek için belirlenen NC – ortalama notları da zorluk ve kolaylığı ifade etmez. Belirlenen bu not, üniversitedeki yer kapasitesini ifade eder. Örneğin bir bölüm için 200 kişi alınacaksa, fakat 500 kişi basvurduysa NC yüksek olur. Fakat aynı bölüme başka bir şehirde başvurursanız hiç bir NC olmayabilir, çünkü o şehirde bu bölüme başvuru az olabilir. Bundan dolayı NC zorluğu veya kolaylığı değil, üniversitedeki o bölüm için yer kapasitesini ifade eder.

 

İkinci soruya gelirsek, üniversitede bölüm seçiminde öncülük para olmamalı. Sırf „En çok nerede para kazanırım?“ diye seçilen bölümlerde genelde kişi para kazanamaz, çünkü bölümünü yanlış bir kriterle seçmiş olur. Çünkü belki sevmeyerek okuduğu bölümü ya birtürlü bitiremez ya da bitirse de hayatı boyunca sevmedeği bir iş alaniıda çalışmaz istemez. Çalışsa bile, her sabah mutsuz bir şekilde kalkar ve işe gider, bu şekilde yıpranır, başarılı olamaz.

 

Üniversite bölümünü seçerken kriter “para“ değil, iki önemli faktör olmalı: ilgi ve kabiliyet. Herkes kendi ilgi alanına ve kabiliyetine göre bir bölüm seçmeli. Bu şekilde yapılan bir seçim sayesinde severek üniversiteye gidilir, kolaylıkla sınavlar geçilir ve daha sonra iş hayatında sevdiğiniz bir işi yapmığ olursunuz.

 

Konfücyüz´ün dediği gibi „Sevdiğiniz işi yaparsanız, hayatta bir gün bile çalışmış sayılmazsınız.“ Çünkü yaptığınız işi iş olarak görmezsiniz ve hayatınızda daha mutlu, daha başarılı olursunuz.

 

İlgi ve kabiliyet ikisi aynı şekilde bulunmalı. Çünkü ilgi var ise, fakat o iş veya bölüm için kabiliyet veya fıtrat müsait değilse, muvaffak olmak yine zor olacaktır. Kabiliyet var, fakat ilgi eksik ise, yine aynı başarısızlık meydana gelebilir.

 

Bu sebeplerden dolayı üniversite seçiminde kolay, zor, para kriterlerine değil, ilgi ve kabiliyet kriterlerine bakılmalı ki, uzun vaadeli başarılı olunsun.

 

Cemil Şahinöz, Öztürk, Eylül 2018

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.