(01.05.2018) İslam inancına göre ırkçılık ve Avrupa´da yükselen ayak sesleri

İslam inancına göre ırkçılık ve Avrupa´da yükselen ayak sesleri

 

İslam inancına göre ırkçılığın her türlüsü zararlıdır. Çünkü ırkçılık, yaratılıştan dolayı var olan bir üstünlüğü var sayar. Oysaki mutlak adaletli olan Allah, adaletsizlik etmez. Hiçbir ırkı başka bir ırkın üstünde veya altında yaratmaz. Allah katında, ayetlerle sabittir ki, herkes eşittir. Üstünlük ancak takva ile olabilir.

 

Kur´an-ı Kerim´de ırkların farklı olmasının sebebi ifade edilir: „Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, herşeyden haberdar olandır“ (Kur´an, 49:13). Yani insanlar arası ırk farklılığının sebebi savaşmak için değil, belki merak duygusunu tahrik ederek yardımlaşmayı gerçekleştirmek.

 

Bu ayette toplumun en önemli meselelerinden biri ele alınıyor. Sosyolojik olarak olaya baktığımızda, Kur´an bu ayet ile ırkçılığı ve faşizmi ortadan kaldırıyor. Çünkü herkesi eşit yapıyor. Erkeği ve kadını ve bütün milletleri ve ırkları eşit düzeye getiriyor. Üstünlüğü „Allah dan korkmak“ ile açıklıyor.

 

Nitekim Veda Hutbesinde Hz. Muhammed (sav.) „Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz Ademin çocuklarısınız. Adem ise topraktandır.Arabın arab olmayana arab olmayanında arab üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur.Üstünlük ancak takvada, Allahtan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız Ondan en çok korkanınızdır.“ hitabıyla tüm asabiyet fikrini, ırkçılığı ayakları altına alıyor.

 

Mehmet Akif Ersoy´un sözleriyle

“Arabın, Türk’e, Laz’ın Çerkez’e yahut Kürd’e

Acem’in Çinliye rüçhanı mı varmış nerde.

İslâmiyette anasır mı olurmuş ne gezer

Fikr-i milliyeti tel’in ediyor Peygamber

En büyük düşmanıdır ruh-u Nebi tefrikanın

Adı batsın onu İslâm’a sokan kaltabanın.”

 

Irkçılığın kaynağını belki de İblis´de, yani bizzat şeytanda aramak gerekir. Hz. Adem yaratıldığında Allah İblis´e secde etmesini emreder. İblis ise bunu rededer ve sebep olarak kendisinin ateşten, Hz. Adem´in ise topraktan yaratıldığını, yani kendisinin daha üstün olduğunu ifade eder. „Allah buyurdu: Ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan nedir? (İblis): Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın, dedi“ (Kur´an, 7:12; benzer ayet 38:75-76). Bugünün ırkçılığı da bundan farklı değil. İblis “ateş ırkını“ topraktan üstün görürken, ırkçılar da kendi ırklarını diğerlerinden üstün görüyorlar.

 

Bu üstünlük anlayışı yüzünden 20. Yüzyılda insanlığın çekmediği kalmadı. Hitler Almanya´yı “temizlerken“ sosyal-darwinizm teorilerine başvurmuştu. Mussolini İtalya´yı ırkçı fikirleriyle zehir zembelek etti. İngilizler emperyalizm ile dünyayı sömürürken, ırkçılığa güvenmişlerdi. Yine Fransızlar Afrika´yı ırkçı, faşist ve emperyalist duygular besledikleri için sömürmüşlerdi.

 

Evet, ırkçılık nereye bulaşırsa, orada kavga ve savaşlar eksik olmaz. Mesela Osmanlı İmparatorluğunda onlarca kavim ve millet beraber yaşarken, kabilecilik fikri koca bir imparatorluğu darma dağan etti. Yada Irak´da yüzlerce sene beraber yaşayan milletler, birilerinin demokrasi yerine ırkçılığı getirmeleriyle, birden sunni-şii-kürt olarak ayrıldılar. Bir başka örnek koca Yugoslavya. Bosna´ya yapılanlar, ırkçılık katilliğinden başka bir şey değildir. Dünyada halen devam eden soykırımların temelinde de ırkçılık ve faşistlik var.

 

Ve tam da burada ırkçılığın 21. Yüzyıl´da bir dönüşüme uğradığını görmek mümkün. Genel olarak ırkçılık, ırk´a dayanan bir düşmanlıktır. Yani başka bir insanı, sırf farklı bir ırk´a mensup olduğu için, aşağılamak, hor görmek veya ona karşı düşmanlık beslemek. Ama görünen o ki, bu yüzyılın faşist düşmanlıkları artık sadece ırk´a dayanmıyor. Bizzat İslam dinine dayanıyor. Örneğin alman ırkçılar artık geçmişte olduğu gibi fransıza, ingilize karşı değiller. Bizzat müslüman olan herkese karşılar, yani türk, arap, alman, amerikan, japon fark etmiyor. Kendi ırk´ına mensup birisini dahi, müslüman olduğu için, aşağılayan bir ırkçılık ile karşıkarşıyayız. Bu nedenle örneğin alman ırkçılar alman müslümanlara da düşmanlık besliyorlar.

 

Yaşadığımız asır ise, „Tarih tekerrürden ibarettir“ diyen sosyolojinin kurucusu İbn-i Haldun´un ne kadar doğru bir söz ettiğini ortaya koyuyor. Çünkü insanlık bu kanlı geçmişinden hiç bir şey öğrenmemiş gibi davranıyor. Bunun en bariz delili, yine Avrupa´da sessizce ırkçılık seslerinin duyulmaya başlaması. Bazı Avrupa ülkelerinde ırkçı partilerin oyları her seçimde çoğalıyor. Bununla da kalmıyor. Artık Avrupa´nın ırkçı partileri biraraya gelip işbirliği yapmaya başladılar. Hatta Avrupa´lı ırkçı partilerin liderleri her sene Amerika´da, 11 Eylül´ün yaşandığı mekanda, İslam´a karşı propagandalar düzenliyorlar. ABD’nin Berlin Büyükelçisi Richard Grenell ve Trump´ın eski danışmanı Steve Bannon´un Avrupa´da ırkçı grupları ve partileri desteklemesi de bunun bir örneğidir. Irkçı terör örgütü NSU davasında cevaplanamayan yüzlerce soru da yine bu yükselişin kanıtıdır.

 

 

Dr. Cemil Şahinöz

Referans Dergisi, Mayis, Haziran, 2018

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google Foto

Du kommentierst mit Deinem Google-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.