(31.12.2013) Mekke´nin Fethi bugün değil

Mekke´nin Fethi bugün değil

 

90´lı senelerin sonu veya 2000´li yılların başıydı. İlk defa yılbaşında Mekke´nin Fethi programı yapıldığına şahit olacaktık. O zamanları Mekke´nin Fetih tarihi takvimlerde 11 Ocak 630 (Hicri olarak 20 Ramazan 8) olarak geçiyordu. 11 gün önceden kutlanmasının sebebi ise “yılbaşı eğlencelerine katılmayı engellemek için alternatif bir gece“ oluşturmak idi.
Açıkcası garipsemiştim. Müslümanların uydurma bir günde günah işlememeleri için gerçek bir gün 11 gün öne alınıyordu. Müslümanı “engellemek“ için gerçek bir günün tarihini değiştirmek gerekiyordu!? Bu şekilde yılbaşında müslümanlar için yine de “eğlenebilmeleri“ için bir imkan açılıyordu. Adeta müslümanları günahtan uzak tutabilmek için uydurma bir şey icat etmek gerekiyordu. Trajikomik bir duru.

 

Kaldıki “İslami“ günlerin hiç biri miladi takvime göre ifade edilmiyor. Hepsi hicri takvime göre belirleniyor. Dolayısıyla Mekke´in Fethi´nin özellikle miladi takvime göre ifade edilmesi normal değildi. Miladi takvim göz önünde bulundurulduğunda yılbaşına yakın olmasından dolayı olabilir. Yani yılbaşına “alternatif” olabilecek tek gün. Ama arada 11 gün vardı….

 

Bu günlerde ise durum daha da vahim. Eskiden en azından tarihçilerin de ittifakıyla gerçek tarihi 11 Ocak olan Mekke´nin fethi, her sene yılbaşında kutlana kutlana, gerçek tarihi dahi yılbaşına kaymış durumda. Takvimlerde bile 31 Aralık veya 1 Ocak olarak geçiyor. Sırf yılbaşını, yani dünyanın 365 günde güneş etrafında döndüğünü, kutlayabilmek için, gerçek bir tarihde oynama yapıyorduk. Tamda George Orwell´in 1984 romanında geçebilecek bir durum.

 

Olaya sosyolojik olarak baktığımızda tam bir postmodern durum ile karşı karşıyayız. İçinde ne isterseniz var. Modernite, globalizm, kapitalizm ve sekülerizm müslümana bir yılbaşı eğlence formatı sunuyor.

 

Müslüman ise sorgulamadan içi boş bu paketi kabul ediyor. Verdiği bu tavizlerin ise nereye gideceğini, bu geminin nerede duracağını hiç düşünmüyor.
“Alternatif“ diye kutlamaya çalıştığı gerçek günün dahi içi boşaltılıyor ve geriye maneviyatsız bir “eğlence kültürü“ kalıyor.

 

 

Cemil Şahinöz

 

Cemil Şahinöz

cemil@misawa.de

https://www.facebook.com/CemilSa

https://twitter.com/Cemil_Sahinoez

 

 

Cemil Şahinöz

cemil@misawa.de

https://www.facebook.com/CemilSa

https://twitter.com/Cemil_Sahinoez

 

Advertisements

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

w

Verbinde mit %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.