(16.02.2012) Duygusal Taciz (Mobbing)

Duygusal Taciz (Mobbing)

Mobbing, psikolojik bis savaştır. Karşıdakini psikolojik olarak bunalıma sokabilecek bir silahtır. Genelde işyerinde, okulda, derneklerde en az bir kişinin bir kişiye karşı yürüttüğü sürekli ve sistematik baskı, kızdırma, alay geçme, kötüleme, dışlama, incitme veya dedikodusunu yapmaktır. Bu taciz olayında iki taraf da birbirini tanır.

Aslında böyle bir davranış hayvanlara öz bir huydur. Bir çok hayvanın bir hayvana saldırmasına literatürde “mobbing” derler. İlk olarak 1968´de Konral Lorenz bu kelimeyi kullanmış. Ama hayvanlar için kullanmış. 1969´da Heinemann bu kavramı ilk defa insanlar için kullanmış. Bir çok kişinin acımasızca bir kişiye saldırması olarak tanımlamış. Bugün kullandığımız kelime anlamıyla mobbing, psikolog Leymann tarafından 70´li senelerin sonlarına doğru kullanılmış.

Kelime latince mobile vulgus (yani heleyana gelmiş bir grup) kaynağından geliyor. Zaten “mob”, grup anlamına geliyor.

Bu psikolojik baskının hedefi örneğin işyerinden attırmak olabilir veya gözden düşürtmek olabilir. Yayılmış olan metotlar şunlardır: kişi hakkında yanlış bilgiler yaymak, yalan söylemek, iş veren iseniz o şahısa manasız görevler vermek, şiddetle tehdit etmek, sosyal dışlamak, durmadan tenkid etmek.

Mobbing, genelde farklı olanlara, korkulu olanlara karşı yapılır. Öz güveni az olanlar, boy veya fiziksel olarak diğerlerinden küçük ve zayıf olanlar, sosyal farklı olanlar, örneğin markalı eşyalar giy(e)meyenler, etnik farklı olanlar mobbingin hedefi olabilirler. Özellikle sakat olan çocukların %80´i mobbingzededir.

Saldırılan şahısta, muhakkak saldıran gruptan ayırt eden, farklı bir norm vardır. Bu çok basit birşey olabilir. Mesela şahıs kel olabilir. Tüm diğerleri saçlı olabilir. Daha önemli şeylerde olabilir. Mesela sakat olabilir. Huy ve karakteri farklı olabilir. Mesela rüşvet almayan biri olabilir. Ama muhakkak bir değişiklik vardır. Zaten bu değişiklik, diğerlerin gözünde asıl tetikleyici nedendir. Saldırılan kişi yalnız olduğu için, kendisini müdafa etmesi çok zor. Dolayısıyla psikolojik olarak bunalıma, depresyona girer.

Mobbing hem kadınlara karşı, hem de erkeklere karşı yaygındır. Erkekler genelde böyle bir sorun ile ilgili konuşmak istemezler. Kadınlar – daha fazla etkilenseler dahi – problemi dile getirip, çözüm arayabiliyorlar. Erkekler bu durumu kendilerinin başarız olmalarıyla eş değer tuttukları için, çoğu zaman böyle bir durumdan bahsetmezler. İçlerine atarlar, hatta inkar ederler.

Mobbing sosyalpsikolojik bir olaydır. Mobbing edenlerin bir çoğu kendi aşağılık komplekslerini gizlemek için bir kurban ararlar. Grup halinde birini aşağılayarak, aslında kendilerini aşağılanmadan koruduklarını zannederler. Yani, “kurban ben olabilirdim. Olmamak için, taciz eden tarafta olmalıyım“ düşüncesiyle hareket ederler.

Mobbing yapanların çoğu başka insanlar üzerinde etkisi olan şahıslardır. Aslında bu kişiler pek sevilmeyen insanlardır. Ama kimse onlara karşı sesini yükseltmek istemez. Çünkü yükseltenler de sosyal dışlanmaya maruz kalırlar.

İşyerinde mobbing aynı zamanda bir silahdır. Sınırlı olan makamlar, teveccühler, övgüler, belirli iş yerleri için rakipler arası kullanılan bir mekanizmadır. Mobbing edilen bu kaynakları elde edemez.

Mobbing belli ortamlarda daha fazla olur. Örneğin kontrol ve organize işlerinin belirli olmayan veya şeffaf olmayan işyerlerinde daha fazla olur. Bir işyerinde fazla söz sahiblerinin olması, verilen görevlerin karışması, stres ortamı olması, monoton işler, iletişim sorunu olan yerler mobbing olaylarını tetikler.

Sendikaların yaptığı çalışmalara göre, bazı işverenler bilinçli olarak mobbingi kullanırlar. Mesela belli işcileri istifa ettirmek için ve bu şekilde tazminat ödememek için.

Almanya´daki araştırmalara göre, işyerlerindeki mobbinglerin %40´i üst makamdan birinin, altında birine uygulamısından oluşuyor. Sadece olayların %2´sinde üst makamdan birisi, kendisinden makam olarak daha aşağıda olan kişiler tarafından mobbing ediliyor. Tahminlere göre Almanya´da yaklaşık bir milyon işciyi mobbingzede olarak nitelendirebiliriz. Bu çalışanların %2,7´si demektir.

Mobbinge maruz kalan biri hem psikolojik olarak, hem de fiziksel olarak hastalanır. Sadece iş hayatı değil, özel hayatı da alt üst olur. Mobbingzedeler özel hayatlarında tedirgin, korkak ve aşağılık kompleksine varırlar. Demotive olurlar, güvenleri azalır, sosyal hayattan geri çekilirler, panik durumlar ortaya çıkar.

Mobbingden kurtulmak için önce öz güveni yeniden kazanmak gerekiyor. Mobbing yapanlara karşı kesin sınırlar gösterilmeli. “Şaka tamam. Ama gerisine izin vermiyorum” denmeli. Ne kadar erken ”DUR“ denilirse, o kadar faydalı ve etkili olur. Yoksa ilerledikçe mobbing yapan için de bir alışkanlık, bir ülfet peyda eder, şartlanma olur. Bu durumdan kurtulmak daha zor olur. Bu nedenle korktuğunu göstermemeli. Karşılık veremeyeceğini karşı tarafa yansıtmamalı.

Mobbing ileri safhalara ulaşmış ise ve bu durumdan kurtulmaya niyet ettiyseniz, muhakkak üçüncü bir şahısın yardımını almak gerekiyor. Mesela iş yerinde yüksek bir yetkili olabilir. Bu kişi hakim rolünde yardımcı olabilir.

Yeni bir olgu ise internette Mobbing (Cyber-Mobbing). İletişim çağında mobbing olayı bürodan internete sıçradı. Görüntü veya resim yükleme sitelerinde, bloglarda, sosyal paylaşım sitelerinde, tartışma odalarında mobbingin hızla yayıldığını görmek mümkün.

Son senelerde Cyber-Mobbing, öğrencilerin öğretmenlerin görüntülerini internete koymakla gündeme geldi. Telefon ile gizlice çekilen resimler ve görüntüler ile öğretmenler internette psikolojik olarak rencide edildi.

Bu nedenle bazı ülkerlerde Cyber-Mobbinge karşı kanunlar yapıldı. Mesela İngiltere ve Güney Kore´de yasal girişimler oldu. Veya Amerika´nın Missouri elayetinde bir yasa yürürlüğe girdi. Bu da ne zaman oldu? Bir gencin kendisine yapılan Cyber-Mobbinge dayanamayıp intihar etmesi sonrası. Danzing´de de 14 yaşında bir kız öğrencisi mobbing nedeniyle intihar etti. Böyle vakıalar yaygın.

Bazı internet sitelerin bizzat mobbing siteleri olup olmadığı tartışmalı. Öğretmenleri, doçentleri, profesörleri, doktorları değerlendirme platformları var. Öğrenciler, hastalar veya müşteriler bu sayfalarda ilgili şahıslara not veriyorlar. Bunun mobbinge girip girmediğini henüz kesin olarak söylemek mümkün değil. İlmi veriler ve analizler yok bu konuda. Fakat bu sitelerin de mobbing için kullanıldığı aşikar.

Peki internette korunmak için ne yapılabilinir? İnternette özel bilgilerinizi yaymayacaksınız. Kullanılan isimler nötr olmalı. Cinsinizi, yaşınızı belli etmemeli. Arada sırada kendi isminizi arama-motorlarında araştırın. Google´a isminizi yazın. Bakın, sizin hakkınızda neler var. Şahsınızı kötüleyen bir şey var ise, sayfanın sahibine kesin ve net bir mail yazın. Derhal silinmesini, yoksa avukata başvuracağınızı bildirin. Özellikle onur, şeref, namus veya haysiyet kırıcı olunca mahkemeye verilebilinir.

İşverenlerin %38´i işbavurusunda bulunanlar hakkında intenette araştırma yapıyorlar. Sizin hakkınızda menfi bir şey yazıyorsa, işveren de tedirgin olur. Doğru olsun, olmasın. Tereddüt ve şüpheye girer. Hatta %34´ü en az bir kere Google´da buldukları negatif bir bilgi nedeniyle işbavuruşunu red ettikleri olmuş.

Mobbing´in en yaygın olduğu yer ise okuldur. Tahminlere göre her on öğrenciden biri mobbinge maruz kalıyor. Orta okullarda daha da yaygın. Sadece öğrencilerin kendi aralarında değil, öğrenciler ögretmenlerini de mobbing edebilir. Hatta öğretmenler arası mobbing de var.

Okuldaki mobbingin üç çeşiti var:

Şiddetle mobbing: dövmek, eşyalarını kırmak, tehdit etmek.

Kavli mobbing: yani sözel olarak, küfür ederek, alay ederek.

Sosyal mobbing: dışlayarak, ciddi almayarak, sorularına cevap vermeyerek.

Öğrenciler hem kendi sınıfdaşları tarafından, hem de öğretmenleri tarafından mobbing edilebilinirler. Mesela öğretmenlerin “Senden adam olmaz!” demeleri de veya bir hatadan dolayı üf püf etmeleri bu kategoriye girer. Mobbingin en hafif durumu, arkasından dedikodu etmektir. Ama çoğu zaman buna bile gerek yok. Mobbing doğrudan yüzüne karşı yapılıyor.

Öğrencinin mobbing edildiğini veliler farklı davranışlardan anlayabilirler: 1.) Öğrenci okula yalnız değil, korunma amacıyla başkalarıyla, aslında pek hoşlanmadığı kişilerle beraber birlikte gitmeye başlıyor. Çünkü şiddetin çoğu okul yolunda (otobüsde, okul bahçesinde, tenefüs alanında) gerçekleşiyor. 2.) Okula hiç gitmek istemiyor 3.) Okula gitmemek için bahaneler (karnım, başım ağrıyor) buluyor. 4.) Notların birden düşmesi. 5.) Özgüvenin gitmesi.

Mobbing yapan öğrencilerin psikolojik yapılarını incelediğimizde, önümüze özellikle şu faktörler çıkıyor: 1.) İçindeki kontrol edemediği şiddet duygusunu dışarıya vuruyor ve belki rahatlıyor 2.) Kendisine bir çap oluşturuyor. Sevilmek istiyor. Ev´de sevilmediği, belki şiddet gördüğü için, başkaları tarafından sevilme ihtiyacı duyuyor. 3.) Başkalarından belirli bir üstünlüğü varsa, o üstünlüğü kötüye kullanıyor. 4.) Okulda başarısız olmaktan korkuyor.

Öğretmenler açısından çözüm için, üç tane hurafeyi çözmek gerekiyor: 1. Bizim okulda mobbing yok. 2. Olsa da, zararsız, az olur 3. Öğretmen olarak mobbinge karşı gelemem.

Sınıftaki sosyal-hava çok önemli. Öğretmen dengeyi kurmalı. Kuramıyor ise, problemler başlar. Öğretmenler olayı görmeli, susmamalı ve harekete geçmeli. Velilerin bizzat mobbing edenlerle görüşmeleri ise faydalı değildir. Öğrenci bu seferde “Anne-baba´na mı şikayet ettin?“ diyerek mobbing edilir.

Cemil Sahinöz, Moral Haber, 16.02.2012

http://www.moralhaber.net/makale/duygusal-taciz-mobbing-1/

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.