(17.11.2010) Anadilini bilen, diğer dilleri daha kolay öğrenebilir

Anadilini bilen, diğer dilleri daha kolay öğrenebilir

 

“Bir toplumu yok etmek için, silahlara gerek yok. Lisanını unutturmak yeterlidir.“

Konfüçyus

 

Anadilini öğrenmeyi istemek bir lüks veya özel bir istek değildir. Bu istek, sağlam bir kişiliğe sahip olma ihtiyacından doğan bir zorunluluktur. Farklı kültür ve ülkelerden gelen göçmen çocukları, velilerinin konuştukları dili hiç veya çok kötü konuşuyorlar. Bu durum bir çatışma ortamına sebebiyet veriyor. Böyle dil çatışmaları içinde büyüyen çocukların kişiliklerinde sorunlar meydana geliyor. En geç ergenlik çağına geldiklerinde “iki kültür arasında“ kalıyorlar. Ne kendi anadillerini iyi biliyorlar, ne de yaşadıkları ülkenin dilini.

 

Anadilini evde hem konuşacak, okuyacak hem de özellikle doğru yazabilecek bir şekilde öğrenmek çok zor. Velilerin bu görevi yerine getirmeleri çok zor. Çünkü veliler ne eğitimci, ne de öğretmen. Bu görevi en iyi okullar ve öğretmenler yerine getirebilirler. Bir dili “doğru“ ve kalıcı bir şekilde öğrenmek için, okulda verilen dil öğretimi şart.

 

Eğer anadil “doğru“ bir şekilde okullarda öğretilirse, hem aile arası kültürel çatışmalar yok edilmiş olur, hem de başka diller daha kolay bir şekilde öğrenilebilir. Bu etki çok önemli olmasına rağmen, birçok defa göz ardı ediliyor. Bu sebeble okullarda türkçe anadil derslerinin azalması tüm velileri sıkıntıya ve endişeye sokuyor. Türkçe dersleri azaldıkça dil ve değerlerin aktarılmasında zorluk çekiliyor. Anadilini bilmediği için, kendi ailesine bile uyum sağlayamayan bir çocuk, topluma nasıl uyum sağlayabilsin?

 

Dil demek, sadece aynı lisanı konuşuyor olmak değildir. Dil, aynı zamanda kültür, örf, adet, din demektir. Bunlar hep dil ile aktarılır. Anadil nesilleri birbirine bağlar. Kültürün, dinin, mentalitenin aktarılması için bir vazgeçilmezdir. Aynı dili konuşan insanlar, duygularını, fikirlerini, yüreklerini, dertlerini, paylaşabilirler. Veliler çocuklarına kendi mentalitelerini aktarabilirler.

 

Fakat anadil unutuldumu, bağlar kopar, ipler bir daha bağlanmaz. Nesiller arası bir kopukluk meydana gelir. Avurpa´da yaşayan bazı türk dede ve torunlar irtibata geçemiyorlar. Çünkü birbirlerini anlamıyorlar. Aynı dili konuşmayan insanlar bahsettiğimiz ortak değerleri paylaşamazlar. Nesiller çatışması bunun en hafif neticesidir. Kesin sonucu ise yabancılaşmadır. Dilini unutan asimile olmaya mahkumdur!

 

Halbuki dilbilimcilerin yaptığı onlarca araştırmalar gösteriyor ki, bir dili öğrenmek için, öncelikle kendi anadilini iyi bilmek şart. “Evde anadilini konuşmak ve bu dili iyi bilmek, dolaylı yollardan başka bir dili öğrenmeyi kolaylaştırıyor. Yabancılara ´evlerinizde sadece Almanca konuşun!´ gibi tavsiyelerden şiddetle kaçınmak gerekiyor” (Baur, Meder: Zur Relevanz von kulturspezifischen Elementen bei der Entwicklung und Beurteilung von C-Tests für ausländische Schüler, 1989, s.133). Almanya´da yapılan araştırmalara baktığımızda, almancayı iyi bilenlerin, anadilini de iyi bildikleri ortaya çıkıyor.

 

Özellikle algılama gelişiminde anadilin önemli bir rolü var. Barth´ın yaptığı araştırmalara göre, anadil fonolojik kabiliyetleri etkiliyor. Kendi anadillerinden fonolojik beceriye sahip olan çocuklar, aynı beceriyi almanca dilinde de gösterebiliyorlar (Barth, Gomm: Gruppentest zur Früherkennung von Lese- und Rechtschreibschwierigkeiten. 2004). „Buradan çıkan sonuca göre, fonolojik becerileri her iki dilde gelişmiş olan çocukların, okuma ve yazma kabiliyetlerinin daha yüksek olduğu ortaya çıkıyor“ (Özkurt, Akkus: Lese- Rechtschreibschwäche bei Kindern mit Migrationshintergrund, 2004).

 

Netice olarak anaokula gitmeden önce sadece kendi anadilini güzel bir şekilde öğrenen bir çocuk, anaokul´dan itibaren başka dilleri de çok daha hızlı ve doğru öğrenebiliyor. Çünkü hafızasında ve bilinçaltında bulunan bir dil var. Yeni diller o mantığın üzerine kuruluyor. Fakat bir dil yerine çocuğa küçük yaşta farklı dillerle hitap edildiğinde, beyin o dillerin farklı dil olduğunu kavrayamıyor ve dolayısıyla ileri yaşlarda her iki dilde sıkıntı çekiliyor.

 

Yaşanılan ülkenin dili entegrasyonun anahtarı olduğuna göre, bu dili daha kolay öğrenmenin yollarını aramak gerekiyor. Bu konuyla ilgili elbette birçok taslak ve plan hazırlanmış. Fakat en kolay, en basit ve en ucuz yol, kendi anadilini öğrenmekten geçiyor.

Cemil Sahinöz, Ikinci Vatan, 17.11.2010
http://www.ikincivatan.eu/anadilini-bilen-diger-dilleri-daha-kolay-ogrenebilir—makale,409.html

Advertisements

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s