(01.09.2010) Vakıfların ehemmiyeti

Vakıfların ehemmiyeti

Vakıflar çok eski bir geleneğe dayanıyorlar. Her din ve millette vakıflar vardır. 11. ve 19. Yüzyıllar arasında vakıf müessesesi çok önemli bir rol oynamış. Şelçuklular ve Osmanlı Döneminde vakıflara büyük ehemmiyet verilmiş. Bazen bir camii veya tekkeyi ayakta tutabilmek için, bazende hastane, medrese veya su kuyularını hizmete sunabilmek için vakıflar kurulmuş. Osmanlı döneminde hatta belli mevsimlerde ülke sınırlarından geçen göçmen kuşlara yuvalar yapmak için dahi vakıflar kurulmuştu. Dolayısıyla vakıflar geleneğimizde var.

Hatta müslüman diyarında vakıfların yeri o kadar önemli görülmüşki, kendisini dünya hayatından geri çeken ve sadece Allah rızası için hayatı boyunca hizmet etmeyi gönül eden insanlara dahi ´vakıf´ ismini vermişler…

Ortaçağ´da insanlar ´ahirete yatırım´ maksadıyla vakıflar kurmuşlar. Vakıflara yaptıkları yatırım ve maddi destekten dolayı, vefaatlarından sonrada sevap hanelerine hayırlı hizmetlerin yazılacağını ummuşlar.

Çünkü herhangi bir vakıfa yaptığınız maddi yardım, sadece vakıfın tüzüğünde yazılı olan ve kuruluş nedeni olan gayesi için kullanılır. Başka bir maksat veya gaye için kullanılması yasal olarak mümkün değildir.

Dolayısıyla ´uhrevi yatırım´ yapmak için vakıflar birebirdir. Çünkü bir insanın kendi başıyla her yere, her hayıra yetişmesi mümkün değil. İşte tam bu görevi vakıflar yerine getirir.

Örneğin lösemili çocuklara yardım etmek istiyorsunuz. Kendiniz yapsanız 2-3 kişiye ancak yardım edebilirsiniz. Ama yüzlerce, hatta binlerce çocuğa yardım etmeniz mümkün değil. Çünkü lösemili çocukları bulmanız gerekir, hastanelerle beraber çalışmanız gerekir, doktorlar ile irtibat halinde olmanız gerekir, bu konuyu her gün takip etmeniz gerekir, en son gelişmeleri ve teknolojiyi araştırmanız gerekir… Bunu sadece iyi bir ekip yapabilir. Vakıflarda bu ekipler mevcuttur… Onun için en doğrusu – misalimiz gereği – lösemili çocuklara yardım eden bir vakıfa yardımda bulunmak… Bu şekilde, sizin sayenizde, yüzlerce çocuğa yardım etmiş olunacak.

Bu bağlamda vakıfların çalışmalarını araştırmakta ehemmiyet var… Sizinde dünya görüşünüzü temsil ettiğini, sizinle beraber aynı gaye ve hedefe hizmet ettiğini düşündüğünüz vakıflara destek olmak gerekir.

Sizinde yapmak istediğiniz, ama bir türlü yapamadığınız bir hizmeti yapan vakıflar mutlaka vardır… Bu vakıfları bulmak, araştırmak ve maddi manevi destek vermek gerekir.

Çünkü vakıflara yapılan yatırım, aslında kendinize yaptığınız bir yatırımdır. Vakıfdaki elemanlar tabir-i caizse sizin istekleriniz doğrultusunda çalışan elemanlardan oluşuyor. Sizin isteyipte, yapamadığınızı sizin için yapıyorlar.

Yani vakıflardaki elemanlar başka hiç bir şey yapmıyorlar. Sadece vakfa yapılan yardımların – maddi ve manevi – yerine ulaşması için çabalıyorlar. Dolayısıyla sizin işinizi kolaylaştırıyorlar. Çünkü sizin isteyipte ulaştıramadığınız hizmeti en uç ucra köşelerine dahi – yine sizin yaptığınız yardımlar ile – ulaştırabiliyorlar…

Ve elbette sıkı bir denetimden geçiyorlar. Tüm dünyada vakıflar icin kanunlar vardır. Vakıflar bu kanunlara uymak zorundalar. Bu nedenle yapılan maddi yardımın yerine ulaştığından emin olabilirsiniz.

Bu bağlamda, vakıflara yapılan maddi ve manevi destekler boşa çıkmaz. Mutlaka yerini bulur. Sizede hem dünyada hemde ahirette meyvesini tatma imkanı verir. Siz vefaat ettikten sonra, vakıfın ayakta durduğu müddetce, sevap hanenize hayırlı hizmetler yazılır…

Cemil Şahinöz, Nur Vakfi Dergisi, Eylül, 2010, s.5

Advertisements

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s