(01.10.2009) Takiyyecilik OUT, Şeffaflik İN

Takiyyecilik OUT, Şeffaflik İN

“Ya olduğun gibi görün veya göründüğün gibi ol“
Hz. Mevlana

Takiyye, kelime itibariyle “kendini gizlemek“ veya “asıl düşündüğünden daha farklı hareket etmek“ anlamına gelir. Şii mezhebinde takiyyeciliğe cevaz verilmişsede, ehl-i sünnet anlayışına göre, hayati tehlike olmadığı zaman takiyyeciliğe müsaade yoktur. Mü´min Süresinde, Firavun döneminde kendisini hayati tehlikeden dolayı gizleyen bir mü´minden bahsedilir. Aynı hareketi Hz. Abbas´da da görüyoruz. Müslüman olduktan sonra, kendini gizleyerek Mekke´de kalıyor ve önemli bilgileri müslümanlara aktarıyor. Buna benzer gizlenmeler, Mekke´de işkence çeken müslümanlar arasındada uygulandığını siyer kitaplarından öğrenebiliyoruz.

Netice itibariyle zorlama, işkence ve hayati tehlike durumlarında takiyyecilik yapılabilinir ve gayette normaldir….

***

Konumuz itibariyle Avrupa ülkelerini, bilhassa Almanya´yı ele alalım. Almanya´da yaklaşık dört milyon müslüman yaşıyor ve tahminen 3000 tane camii/mescid var. Yani her camiye 1300 civari müslüman düşüyor. Almanya´da yaşayan müslümanların %63ü türk. %83ü sünni mezhebine bağlı. Eyaletlerin bir çoğunda resmi okullarda İslam Din Dersi çalışmaları başlatıldı. Türklerin ve müslümanların çoğunlukta olduğu bölgelerde hastanelerde veya üniversitelerde mescidler inşa ediliyor.

Irkçılığın bazı bölgelerde yaygın olmasıyla beraber, müslümanların dinleri yüzünden işkence gördükleri, hayati tehlike yaşadıkları veya herhangi bir zorlama içinde oldukları görülmemiştir. Genel itibariyle Almanya´da yaşayan her müslüman dinini serbestce yaşayabilir ve kimsede buna karışmaz veya müdahale etmez.

Durum böyle iken…

Yani zorlama, işkence veya hayati tehlike yokken…

Üstelik dini yaşamakta serbestiyet verilmişken…

Bazı grup ve çevrelerde takiyyeciliğin yaygın olması, akıl almaz bir durumdan başka birşey değildir. “Aman sakın ha, bilmesinler dindar olduğumu“ anlayışıyla devletin nimetlerinden faydalanmak istemek, belli makamlara takiyyecilik ile gelmeye çalışmak veya devletin üst düzey yetkileriyle “iyi olalım“ mantığıyla takiyyecilik yapmak, samimiyetsizliğin ta kendisidir.

Çünkü Alman devleti zaten kendini gizleyen, kendini olmadığı gibi gösteren grupların peşinde. Olduğu gibi görünmeyip, göründüğü gibi olmadığı için, devlet ve istihbarat böyle hareket edenlere güvenmiyor ve gizlediklerini ortaya çıkarmak için “Kedi-Fare“ oyunu oynuyor.

Sun-i hareket sergileyerek ve rol yaparak, hem devleti hem milleti kandırmaya çalışmak, tamamen ters tepiyor…

Çünkü dinimizde şeffaflık esastır… Doğruluk esastır….

Yapmacılık veya münafıklık madde ve makam sevdasından ileri geliyor. Biryerlere varabilmek için kendini gizlemek münafıklık alametidir. „Benim ayetlerimi az bir dünya menfaati ile değiştirmeyin“ ayetinin açılımıdır.

İslam dininin ve müslümanların saklaması gerektiği hiç bir şey yok… Cici veya şirin gözükmek için atılan yalanların gerçeği sonradan ortaya çıkıyor nasıl olsa…

Bu nedenle, Almanya´da bulunan islami cemaatlerin şeffaf olmaları gerekiyor. Devletten birşeyler gizlemenin veya insanlara farklı gözükmeye çalışmanın hiç bir şey getirmediğini anlamak zorundayız.

Cemil Sahinöz, Öztürk Gazetesi, 01.10.2009

Advertisements

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s