(05.04.2003) Hani söz vermiştik

HANİ SÖZ VERMİŞTİK…..

Daha dün gibi hatırlıyorum. Ne çabuk unuttun? Arkamda duruyordun. Farketmedim mi zannettin seni? Tam arkamdaydın. Hani hep beraber, bir ağızla bağırıyorduk. Söz veriyorduk. Ruhlar aleminde, alem-i ervah´da.

Sende oradaydın. Tam arkamda! Hani sonra Allah bizi denemek için alıp dünyaya göndermişdi. Önce anne rahmine. İşte orada ilk ayrılışımız. Sen oraya, ben buraya. 9 ay kaldık orada. Sonra gözlerimizi dünyaya açtık. Ağlayarak.

Ne gariptir değil mi, insan dünyaya gelirken de ağlıyor, giderken de?

İşte asıl yolculuk burada başladı. Dünyaya ayak bastık. Önce Allah bize müddet verdi.

„Hele bir büyüsün kulum!“ Oldu yaşımız 12. Eee…. Yeter artık! Ne kadar büyüyeceksin daha? Allah´a verdiğimiz söz başladı.

Hani beraber vermişdik Allah´a o sözü. El ele tutuşup, ONA SÖZ VERMİŞDİK! İşte söz tutma zamanı. Geri dönüş yok. Ömrün akıp gidiyor. Ne zaman kalkıp, uyanacağım. Ben sözümü unutmuşum, bari sen unutma!

Sen yapma! Ben yapmışım!

Bir göz kapamak. Evet, hayat 60-70 sene sürmüyor. Gözünü aç ve kapat. İşte hayat bitti. Abartmıyorum, bu kadar kısa. İnsan bir gecede yüzlerce rüya görüyor. Hangisini hatırlıyor? İşte hayat´da böyle. Yarın kalkacağız ve ne çabuk geçti, diyeceğiz.

Hayat bu! Akar gider! Su gibi! Durdur hadi, gücün yeterse! Hayat sürdükce, ayrılıklarda çoğalıyor. Çünkü buraya gelen, yine gidiyor.

Ayrılık var ya? İşte ayrılığa insan dayanamaz! İçmeden, yemeden duruyor insan, ama AYRILIĞA yüreği dayanmıyor. Halbuki ayrılık diye bir şey yok!

Dünya fani, insanlar gelip geçici. Önemli olan….. İNSANLARI SEVMEK! Sadece Allah rızası için! Sevenler cennet´de yine buluşur! O zaman niye bu hüzün??? Değer mi?

Kaldır yüzünü! Bak aynaya! Dimdik dur! Gülümse! Doya doya gülümse! Ve aldırma! Aldırma reis, ALDIRMA! Bekle ve gör! Ama unutma hiç bir zaman! Kavuşacağın o günü iple çek! ADAM GİBİ! İlk ve son gülüm!

Ara ve bul! Bul etrafında dolaşan mutluluğu. Dolaşıp duruyor ama sen farketmiyorsun. Sakın acele etme, etrafına dikkatli bak.

Pes etme! Hayat doğal olarak elem ve acılarla doludur. Ama hiçbir acı sonsuz değildir. Sonuçta yine ONA döneceğiz ya…. Şu imtihan dünyasında başına gelenler üzmesin seni. Haydi gül artık! Çünkü gülümsemek yüzün zekatıdır. Ve gülümsemek yakışıyor sana.

Bak bu satırları okuyorsan, daha yaşıyorsun! İşte gülümse, şükür ve sabır et; ve unutma…… İnsan vurulunca değil, unutulunca ÖLÜR! … ve unutma….

„Cenab-ı Hakkı bulan, neyi kaybeder? Ve onu kaybeden neyi kazanır?“

Ve unutma o sözü….. Allah´a verdiğin o sözü! Yine mi unuttun yoksa? Bak ben hatırladım. Sanada hatırlatayım: „Söz ya Rabbi, söz! Gönder bizi dünyaya, istediğini yapacağız!“

Cemil Sahinöz

Yayınlandığı dergi: Ayasofya Nr.5, s.13

Advertisements

Hinterlasse einen Kommentar

Eingeordnet unter Türkische Kolumne / Türkce Makaleler

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden / Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden / Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden / Ändern )

Google+ Foto

Du kommentierst mit Deinem Google+-Konto. Abmelden / Ändern )

Verbinde mit %s