Verfasst von: misawatruth | November 20, 2009

(20.11.2009) Almanyada örnek gurbetçi projeleri

Almanyada örnek gurbetçi projeleri

“Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir.“
Said Nursi

Almanya´da elit bir tabakanın yetişmesi, lobilerin kurulması, faydalı projelerin üretilmesi konularını ele aldığımız zaman, hemen yargalalar kopuyor.

Farklı piskolojik tepkiler alıyoruz:

Bedeni halihazırda olan, fakat ruhu 1960larda yaşayanlar şunları söylüyorlar: “Vay efendim, 40 senedir Almanya´dayız. Birşey yapamadık, şimdimi yapacağız? Dönelim memleketimize.“

Aşağılık kompleksi olanların sözleri şöyle: “Yav, çok zor. Nasıl olacak bu iş? Eleman yok, para yok, akıl yok, fikir yok.“

Kimlik krizindeki dostların sesi şöyle yankı veriyor: “Canım benim, biz almanız. Almanlardan faydalanalım yeter. Gerisi fasa-fiso.“

Kabuklarına çekilmiş kardeşlerimizdende gelen mailler var: “Herkesin cemaati ayrı, derneği ayrı, derdi ayrı. Biz bir araya gelemeyiz.“

Takiyyecilerin gerekçeleri dahada komik: “Kendini gizleyeceksin… sonra birgün. Muhahaha.“

***

Elbette güzel fikirlerin olustuğuda oluyor. Fakat bunlarında çoğunluğu bildik yüzeysel meseleler: “Cami derneği veya Türk derneği kuralım“…

Yetmez… Yetmedi…

Daha farklı, kalıcı ve etkili projelerin yapılması gerekiyor.

Farklılık için iki tane örnek vermek isterim….

Almanya´nın Ratingen ve Gütersloh şehirlerinde iki bayan kahraman bu farklılığı gösteriyorlar.

Ratingende: Nuray Arık. Piskolojik kimliği: Fikren yanlız bir bayan.

Güterslohda: Saniye Özergin. Piskolojik kimliği: Kabbullenemeyen bir bayan.

Peki ne yapmışlar Nuray hanım ve Saniye hanım?

Cami derneği kurmamışlar, türk lokali açmamış, spor klübü meydana getirmemişler, dönercilik mesleğine hiç atılmamışlar.

Nuray hanım, Ratingen şehrinde bir “Müslüman Aile Merkezi“ kurmuş. Devlet ile birebir çalışmalara girmiş. Toplantılar, konferanslar, ebru sanatı dersleri vs. organize ediyor. Ve bunu devletten ve faaliyetleri gösterdiği şehirden aldığı maddi destek ile yapıyor. Çünkü belediye Nuray hanıma güveniyor. Düzenlediği programlar sayesinde asayiş memuru gibi gençleri sokaklardan ve kötü huylardan alıkoyuyor.

Saniye hanım´da benzer bir projeyi Gütersloh şehrinde yapıyor. Saniye hanım sosyal yardım yapan bir kurum ile anlaşmış. Bu kurumun desteğiyle Gütersloh bölgesindeki bir çok yabancı uyruklu derneklerde toplantılar, konferanslar düzenliyor. Ayriyeten her pazar günü, kurumun binasında gençlere “Ahlak“-dersleri veriyor. Ve derslere her çeşit, her milletten, dilden, dinden ve ırktan gençler katılıyor.

Bu sayede her ikiside bir çok insana ve çok farklı gençlere ulaşıyorlar ve onlara hem dinimizi ve kültürümüzü hemde dilimizi ve değerlerimizi öğretebiliyorlar.

Bir çok derneğin, lokalin, düşünce derneğinin başaramadığıni bu yanlız ama kararlı bayanlar başarıyorlar. Çünkü ikisininde idealleri var. İdealist olup, realist düşünmüşler. Bilindik şablonların dışına çıkıp, entegre olmuş, ama asimile olmamışlar. Gelecek nesilleride bu bilinç ile yetiştiriyor.

***

Evet, artık Almanya´da gurbetçilerin farklı projelere imza atmaları gerekiyor. Gerçek manada uyum sağlayabilmek için, hem yaşadığımız ülkenin insanlarıyla, hemde devlet daireleriyle beraber hareket etmemiz gerekiyor. Bunu taviz vermeden ve kendi benliğimizden ödünç vermedende yapabiliriz. Ve bu şekildede yapmalıyızki başarılı olabilelim.

Cemil Sahinöz, Moral Haber, 20.11.2009

http://www.moralhaber.net/yazidetay.php?Yazi_id=13577&yazar=493


Eine Antwort hinterlassen

Ihre Antwort:

Kategorien