Verfasst von: misawatruth | Juli 19, 2008

(19.07.2008) Emperyalizm durmadan, dünyanın kan ağlaması durmaz

Emperyalizm durmadan, dünyanın kan ağlaması durmaz

İnsan doymayan bir varlıktır. Vicdanı sükut etmiş, ahlakı sönmüş, adalet terazisi bozulmuş olan bir insanın gözünü doyurmak neredeyse imkansızdır… Böyle bir insanın tek derdi mal varlığını çoğaltmaktır. Fakat bunu ahlaksız bir şekilde yapar. Yani başkasının hakkını gasp ederek. Komşusunun arabasının, evinin, telefonunun en azından aynısına sahip olmak için gece gündüz çalışır, gerekirse yandaşlarını dirsekleriyle iter. Rekabeti, karşısındaki ezmek olarak algılar…

Bu doymazlık duygusu mikro alemden makro aleme geçince, yani devletlerin iştahı açılınca, felaketler ard arda gelir. Bitmeyen, tükenmeyen bir sömürücülük başlar. Artık odakta birey değil, devlet vardır. Bu sefer devlet komşusunun mal varlığına göz diker. Ondaki petrolü, altını, suyu, doğal kaynaklarını ister.

Elde etmek için sinsice planlar çizer… Mesela komşusunun bir zalim hükümdar olduğunu açıklar ve oradaki halkı kurtarmak için barış (!) savaşı ilan eder…

Bazende böyle bir senaryoya hiç gerek kalmaz. Bazı devletler kamuoyuna hiç bir gerek sunmadan dalıverirler fakir ve kimsesiz ülkelere. O masum insanların önce dinleri, sonra dilleri, ardından insanlıkları alınır. Karşılığında vahşet, fitne ve acımasız bir hayat bırakılır…

Devletler bunu kimler için yaparlar? Elbette kendi devletlerini güçlendirmek için. Kendi insanlarının refah ve huzur içinde yaşamaları için.

Peki o zaman başka ülkeleri sömüren devletlerin insanlarınada bir göz atalım…

Sabahları TV kanallarında kendi rejimlerinin sömürüp, despot edip, öldürdükleri insanların bir-iki tanesinden belki söz edilir. Sabah-sabah iştah kaçırmamak için, kanal değiştirilir…

Öğlen üstü çocuklar okuldan dönerken, sömürülen ülkenin çocuklarının bir elinde silah, bir elinde umut. Umut ediyor, düşman gelmesin diye…

Akşama doğru savaşsız ülkenin babaları işlerinden dönerken, savaşlı ülkenin babaları çöplükten ekmek toplar…

Akşamleyin keyifli çay içilirken „barış ülkesinde“, „savaş ülkesinde“ yine bir ağıt başlar, yine köyler harap edilir, yine insanların canları ve malları alınır…

… ve gece çöker…

… ve dünya yine kan ağlar…

Emperyalizm ve sömürücülük yine devam eder… Kimse görmez.. İşitmez.. Çünkü uzaktır.. Çünkü sessizce öldürülür bazı ülkelerin bir çok fertleri… Cünkü onlar ölmez ise, bizler Nike ayakkabılarımızı, son model telefonlarımızı kullanamayız… Çünkü….

Öldüren devlet değil, öldüren biziz!

Cemil Şahinöz


Antworten

  1. Tesekkür ederim abi. Gözlerimi actin ;,,,((

  2. eyvallah kardes.cok güzel söylemissin.peki buna karsi ne yapabiliriz?

  3. Serkan kardes,

    toplum, devlet ve sahis olarak yapilacaklar farklidir.

    Sahis olarak bilincli tüketim faydali olacaktir. Dogu ülkelerinde (Hindistan, Cin vs.) insanlari günlük 15 saat calistirip, aylik 20€ veren firmalari boykot etmek, insanliga faydali olacaktir.


Eine Antwort hinterlassen

Ihre Antwort:

Kategorien